![]()
![]()
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ne fayda
Seni anlatma arzusunda kelimeler vurup kaçıyor kalbime
Seni taşıyan cümleler dökülse kağıtlara ne fayda, yoksun
Güneş, her sabah yaşadığımı hatırlatmanın yersiz çabasında
Sonuma taşıyor saatler, ömür bir kerelik, hayat senden yoksun
Her halim sensizliğimi aşikâr kılıyor, tarafımdan gizlenemeyensin
Canım kanıyor, ağlasam ne fayda, sızlansam ne fayda
Çaresiz, iman tazeliyorum çaresizliğimle, kader diyorum işte kader
Yokluğunun orucundayım, senden yana nasibim keder
Şehrin aşk mağduru temsilcisi edecek beni yokluğun biliyorum
Aklımı yitirdiğime dair söylentilerin sebebi sen olacaksın,
Yazık, sevipte kavuşamamış bir adam diyecekler yüzümdeki sensizliği görenler
Kaç bin geceyi gözlemeliyim seninle aynı anda aynı yıldıza bakmak için
Medet umduğumuz yön hatırına, bir ses ver Allah için!
Hangi dua kaç bin kez okunmalı yollarını bana çevirmeye?
Kaç yetimi doyurup, kaç düşküne el verdim
Varlığım hüküm sürerken ve üstüme kapanmamışken rahmet kapısı
Sen hangi kitaba sığdırıp benden böyle vazgeçtin?
Daha kaç gecenin nöbetini gözlemeli gözlerim
Sorgusuz ve parolasız durma gel demeye hazırım sana
Doldum dolacağım kadar, limiti yok bu özlemin
Yaratılmış olma gayem varlığına özlem duymak mı?
Gittin! Aklım gitti! Müjdeler olsun artık deliyim!
İbadet hükmü kaldırıldı varlığımdan!
Yokluğundan meskûn mahallelerin yaşayan tek ferdiyim
Artık kendimden korkarım! Beni benden korusun Mevlam
Kadir Oğul
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ey yar
ben sen; sen ben oldun
hasretin adını birlikte koyduk
vuslatımiz hayal, aşkımız hicran oldu
yüreğimizle kuşandık sevdaları
Sonu düşünmedik geçerken hasret yollarını
kalbimizi mühürledi zaman
sevdamızı hatıra eyledi zaman
göremedik sonumuzu ulaşamadık birbirimize
demir atmıştık yanlış yakılmış yüreklerimize
fırtınaların alabora etti beni
demiraldın sen, sen limanımdan
sorabilseydim yüreğine
acı vermezdim senle anlam bulan sözlerime
hasret yüklü bulutları görürdüm gözlerinde
her an yağacak gözyaşın akmasın diye
ben ağlardım hergece
dalgandıkta durulduk
durulduğumuzda ikimizde kaybolduk
gözlerimiz ağlamaz, güneşlerimiz doğmaz oldu
sevda bizi terk edeli
umudumuz kıyamet oldu..
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
kurşun mu satın almak istiyoruz yoksa filistinli çocuklara yardım eli uzatmak mı?
YARDIM edin çığlıklarını duyun!!!
boşa harcadığınız 1 TL nin üzerinde o filistinli çocukların da hakkı olduğunu unutmayın..!
Vicadanınız ne diyor..!
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MAVİ BİR ÖLÜM Yine sana sesleneceğim Senin kim olduğunu hiç bilmeden Senin kim olduğunu en çok bilerek İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin Dört nala açan kiraz çiçeklerinin Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım Sarı bir hüzün kızıl bir gurur Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana ........... Sana oklardan değil yaylardan bahsedeceğim Gülün dikeninden değil Gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayacağım Topraktan söz açacağım Akan su gelmeyecek kelimelerime Suyu şefkatle kucaklayan damlaları dinlendireceğim ............ Yine sana sesleneceğim Senin kim olduğunu hiç bilmeden Bilmek istemeden ......... Alaattin'in sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi Ve ne dilersem dilememi isteseydi Hiçbir şeyi elde etmeyi dilemezdim Bir şeyden vazgeçmek isterdim sadece Hayatta bir şeyden vazgeçmek lutfedilseydi Bedeli her şeyim olsa bile Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim Garip değil mi sana seslenmekten vazgeçtiğimi Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de Oysa sana seslenmek bütün hesaplarımı gördüğüm şu dünyadaki Tek geride kalmış hesap benim için Bu dünyadaki tek yük Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek Kürek mahkumu için kürek neyse Benim için de sana seslenmek o Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu Öbür yandan bileklerimden sızan kanların Gönlümü işgale yönlendiği bir rotanın can suyu Oysa ben sana kürekten değil gemiden bahsetmek isterdim Atalarım bana kadınlara gökyüzünü Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler Sen kürekleri yağlı urganları Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun Sana ellerimle dokunarak gözlerimle okşayarak Göstermek istedim Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri Ama senin vaktin yoktu Ben bunu hiç anlayamadım Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki Bazı kadınların beyaz apletlerden daha çok Siyah apletleri sevebileceğini ............. Sana sesleniyorum Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarına Toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor Kürekleri bırakamıyorum Önce yücelttiğin sonra terkettiğin aşkın onuru için Kalemi bir an elimden düşürmüyorum Ankara Kalesi’nin önünde Sana sesleniyorum .............. Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı Cehennemle konuşur Seni ona anlatabilirdim Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar aşık oldun Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrılık Seviyorum seni ama dedin Hoşçakal diye ekledin Şimdi gitmeye mecburum Belki yine gelirim, umarım gelirim Son söz oldu Cennet ve cehennemin dillerini Savaş naralarını ve aşk şiirlerini Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım Senin sözlerinin anlamını öğretmediler Hiçbir şey söylemeden gittin Ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim Dilsiz olanın yaşayabileceğini sen öğrettin bana Ve kalemimle ilk defa yavan gözlerle baktın Yine yeniden sadece sana sesleneceğim Müebbet bir aşk dışında Bildiğim tüm duygularımı terkedeceğim Sana sesleneceğim yine Seni sadece kuru bir sevgiyle değil Derin bir hüzünle binlerce yıllık bir gururla Ve pervasız bir öfke ile sevdiğimi duyuyor musun Mütevazi bir sevgiyle değil Küstah bir aşkla sevdim seni Ben Oosmanlı gibi Kollarımın yetişmediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken Ölen köprülerin ülkesindeki Venedikteki son sancağı Kışın üşümemek için şal yaptın kendine Neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde Gün geçtikçe eksilir demiştim oysa Atalarımın öğrettiklerine de ters düşse de Sana inanırım bilirsin Zamanla unutursun demiştim Niye daha derinleşiyor öyleyse Derinleşiyor özlemin Ve gönlümde bir iç savaşta dökülen kanları Coşturuyor ayrılık sözlerin Öfkelerimin kararlılığını Aşka katık ederek konuşacağım Bedenim bu dünyayı terkedene kadar ............ Öyle sanıyorum ki Hüzünle ve acıyla pek barışık olmadığın için Benden uzun yaşayacaksın Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne Onların benden geldiğini bir tek sen bileceksin Küstah bir aşkla seveceğim seni Ben savaş ve ölümle haşir neşir olan Kelimeler dışındakileri unutmaya gayret edceğim ÖMrün geri kalınında Sana sesleneceğim yine Ben seni beyrut gibi sevdim ama Sana ne Mağribi ne de Manhatten'i anlatamadım Bağdat ve Şam'ı işgale yeltenmişken Venedik! ten gelen ihanet tarumar etti ordularımı Sarı bir keder, kızıl bir kibir, siyah bir isyanla konuşacağım sana Senin kim olduğunu hiç bilmeden Ağlayan zambakların dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım Senin kim olduğunu en çok bilerek Kavmimin bana vaadettiği tüm aşkları terkedeceğim Müebbet bir aşk, Sarı bir hüzün Kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım Bu dünyayı terketme müjdesi gelene kadar .......... Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke Hüznün beni aşan taşkınlığını Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını Anlayabilseydin Anlatabilirdim sana Seninle yaşanan bir aşktan sonra Ayrılığın ölüm bile olsa Mavi bir ölüm olacağını
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SARPA SARDIM DÜŞLERİMİ
Aslında biliyorum biraz tuhaf olacaksın
Sarpa sardım düşlerimi
Karanlıkta ateşi parlayan böceği görünce
Lalelerin kızıl yaprağında çiğ tanesi oldum
Yere düştüm
Irmakların aşk şarkıları söyleyen ab-ı hayatında
Gülümseyen yüzünü gördüm
Karanlığın en zifiri anında ayın parıltısını hatırlatan
Gecenin güneşi gözlerini düşündüm
Erkenden sonsuzluğa süzülen şahin bakışlarında
Özgürlüğü tattım
Rüzgârın ılık ve endamlı esintisiyle
Senin için şarkı söylediğini duyunca
Erişemeyeceğim hayallere daldım
Sarpa sardım düşlerimi
Meryem’in mahremiyetini taşıyan örtünde
Sümeyye’nin kanını,kutsallığını gördüm
Baktığım zaman yüzünde
Cennet çocuklarının masum gülüşlerini gördüm
Anladım, düşündüm
Yalnızlık ölüm gibi her yanımı sardığı zaman
Sarpa sardım düşlerimi…
Rahmet esintisiyle gelen baharda
Uçuşan kelebeklerin kanatlarında
Seni gördüm…
Ayırırlarken bir gülü dalından
Ağladığını duydum, Seni Düşündüm…
Merhametine sığındım ilahi aşkın
Bir çocuk gibi özgür oldum
Aslında biliyorum biraz tuhaf olacaksın
Sarpa sardım düşlerimi
Sarpa sardım düşlerimi
…
alıntı...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
| Bak kar yağıyor şimdi avuçlarıma Ve avuçlarımda sensizliğin hüznü Karanlıklar bir celladın ipi gibi dolanır boynuma Bembeyaz bir sevdamız olmadı bizim. Bak kar yağıyor şimdi avuçlarıma. Bak kar yağıyor şimdi avuçlarıma Sanki gökyüzünden sensizliğin kırıntıları yağıyor Bir sen yağmadın gece gibi üstüme Bir sen yağmadın kar beyazı gecelerime Bir sen olmalıydın diyorum bazen umutlarımda Bir sen olmalıydın yalnızlığımın kırık düşlerinde Ama umudun bittiği yerde Hangi kartenesindedir sevincimiz söyle Söyle! Beni bırakıp gitmelerinin haddi hesabı neydi Bir çocuğun sevincini büyük ihanetlerle mi bertaraf ettin Kartanelerinin hiç mi anlamı yoktu Karbeyazı gecelerimin hiç mi değeri yoktu yanında Hiç mi yüreğine ateş düşmedi Hiç mi yüreğin yanmadı söyle Hiç mi yüreğin yanmadı... Gökyüzünde sayısız yıldızlarımız vardı Hepsine kendi adımızı bırakmıştık Bir yıldız kaydımı Yüreğimize ateş düşerdi Buz gibi ayaz gecelere sığınırdık Kartenelerini arardık gözlerimizde Ağlayınca gözyaşlarını silerdim parmaklarımın ucuyla Ve bir öpücük kondururdum yanaklarına Yüreğine umut düşerdi Ve ağlardım sonra............ Ben ağlardım...... Sen susardın.......... Hep senin yerine ben yanardım Ben yandıkça sen susardın Sen susardın gecelerin inadına Sen sustukça ben yanardım... Alevim olurdu suskun geceler Bir sen yanmadın yanan yüreğime Bir sen yanmadın küllenen ateşime Bir sen yanmadın seven kalbime Bir sen yanmadın, bir sen yanmadın....... Ve şimdi ise buz gibi gecelerden korkar oldum Bir yıldız kayacak diye içim titrer Kar yağacak diye içimdeki çocuk ağlar kendi haline.. Ama gözlerimdeki kartaneleri erimedi Yüreğimdeki ateş dinmedi yıllardır Hasretine kaldırdığım kadehi duvara çarptım dün gece Seni dinledim kendimde Sen yine sustun gecelerin inadına Ve ben susturamadım yüreğimi Susturamadım................. |
Kadir Oğul |
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı