![]()
![]()

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah…Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık…katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..
“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?”(inşirah/1)
Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her
vakit,yağmur yağmur yüreğime,damla damla gözlerime düştün.Semalarda yerim yok bilirim,arşlardan ta ki gönlüme düştün.Yaralar bedenimde yol çizerken adeta,tuz değil ,sen gönlüme tılsım sürdün.
Dünya zemininde ayaklarım kayarken bir bilinmezliğe, tut n’olursun bırakma bilmediğim alemlere…Gece ve ben iki biçâre yine kapındayım.Soluklanmak istiyorum Ya Rab! Gece yeminli konuşmuyor benimle.Gece küskün bana, yalnız bıraktım onu gelirim diye.Gitmedim ona Ya Rab! Geceler bensiz geçti,seccadeler eşsiz,yıldızlar yoldaşsız kaydı.
Geceye söz verdim gelirim diye,gitmedim.İhanetim var ona..Gece yeminli..Ben sana bugün yalnız geldim.Terkedilmiş sevdaların mekanından geliyorum.Yıllanmış sevgilerin koynundan.Ayrılıklardan geliyorum.Yalnızlıktan…
Gönlümün tenhasından geliyorum.Gecenin günahlarımı örtmeyen mahremiyetinden geliyorum.Dünyanın arkamdan yırttığı gömleğimle.Kimsenin duymadığı ama kulağımı çınlatan aff sesleriyle geliyorum.Ademin utangaç bakışlarıyla,Nuh’un terk-i diyarıyla bir yunus affı edasıyla geliyorum.Daraldım Ya Rab! ‘kabul’ ümidinin ferahlığıyla geliyorum.Yüreğim üşüyor artık,mahşeri bir yalnızlıkla geliyorum.Aç Ya Rab n’olursun aç göğsümü tekrar bir köz değdir.İçimin vahalarından kurtar beni.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet genişlet beni.
“Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü .”(inşirah/2)
Attın ey yar! Ben bilemedim yükümün azaldığını ama sen hafiflettin beni.Dünyanın omuzlarıma yüklediği bu ağırlık, yüzümü yere düşürmeye başlamışken,bu yükü benden alarak belimi sen doğrulttun.Rükuya eğilen bir beden senin karşında yüce makama erdi.Secdeye değen baş,merhametinle sana erdi.
Oysa ben bilemedim.Kirlenmiş yüreğimle,sözlerimi dünyaya aşina ettim kapıldım bu misafirhanenin işvesine.Şimdi temaşa bile edemiyorum masivayı.Aydınlanmıyor gözlerim,yeşermiyor kırık düşlerim.Yoksa Ey Rab ben,sen olan benliğimi çoktan mı tükettim…Züleyha kadar günahkarım,Yusuf kadar masum olmak isterdim oysa ama ben düştüğüm zindanda ezilecek kadar günah topladım.yüküm ağır…
Tüm zerrelerim affına sığındı…Mecalsizim,hissizim,bir o kadar da cahilim…Al yükümü Ya Rab n’olursun al belimi büken bu yükü tekrar hafiflet beni.Doğrult ki beni,yüzüm sana dönebileyim.Elimi sana açabileyim.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet doğrult beni.
“Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(inşirah/4)
Yücelttin ey yar! En şerefli varlık olarak açtım dünyaya gözlerimi.Mahlukata halife eyledin.İns-an makamında ruhuma can verdin..verdin de ben kıymetimi bilemedim.Aklımı sürgün ettim mantığın hiç uğramadığı yalancı uğraşlara.Her mevsim yağmur yağarken ruhuma,nadasa bıraktım kurak gönlümü.
Her insan ektiği biçer değil mi Ya Rab! Günah ektiğim bahçelerde kara güller büyüdü,kokusuz renksiz.Işığım bir mumun aydınlandığı kadar,verdiğim bir aldığım kadar fakat ben olamadım bir senin bana biçtiğin değer kadar.biraz mağrur,biraz bizâr,biraz da kendimi şekva ile geldim.Değersizliğimi bilerek,mecruh bir hal ile geldim işte…Sen şanımı yüceltirken,ben bir o kadar acziyetimle,nasır tutmuş ayaklarımla,
kör olmuş gözlerimle,karalanmış hanemle geldim.Kalbimi avcuma sıkıştırarak,rengini kimse görmesin diye saklayarak
getirdim.Amansızım,dermansızım,
fermansızım.N’olurs un Ya Rab yeniden yücelt beni gönül gözümden geçir beni.Gözyaşına gark eyle beni eyle ki insan bileyim kendimi.İnşirah inşirah inrişah ayet ayet yücelt beni.
“Yalnız Rabbine yönel.”
Hayatın koylarından çıkıp senin limanına yöneldim Yar Rab!Sen ki sana gelmeyene dahi lütfederken,bilirim geri çevirmezsin beni kapından.
Nihayetsiz acziyetimle,dünyevi arzuların kıvrımlarından,yokuşlu yollarından,ben kendimden geçerek sana geldim bu gece.’kün’ diyerek eyleyiverirsin diye bir ferman,ben ahvalimi dökerek sana geldim Ya Rab!.Benim sana anlatmaya halimi kelama ne hacet,sen beni bilirsin benim halim zaten aşikâr.Kurtar n’olursun bitsin artık bu esaret! Nefsanîyetin haysiyetini huzurda kırmaya geldim.Bakıp görmeyen gözlerimi sende açmaya,atıp yanmayan kalbimi sende yakmaya,her boşluğa sayan ama her daim seni anmayan dilimi konuşturmaya,sana muhtaçlığın şerefini başıma taç etmeye geldim.Sevdası her şeyden âlâ n’olursun aç yüreğimi ben senden bir inşirah istemeye geldim…İnşirah inşirah inşirah ayet ayet ferahlamaya geldim.N’ola ahh n’ola Ya Rab , ben sende kalmaya geldim.Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim…
aksehiralp.blogcu.com dan alıntı
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sükûtumun baş-harfi,
Elemlerimin cümle hecesi!
Adın dokununca içime,
Yüreğim cevap/sızlanıyor...
Sancılı g(s)öz/yaşı vardiyalarımda,
Kirpiğime takılan hüzünler,
Ovaladıkça g(s)özyaşlarıma batıyor...
Hergün kaçak bindiğim seferlerde,
Senden bana dönemiyorum!
Omuzladığım can kırıklarım, ellerimde sızlıyor...
An be an yeni bir acıya doğrulup,
Çöküyorum dizüstü ölümlere!.
Virgülü kayıp,
Noktası kalın puntolu bir sevda taşıyor ceplerinden..
Bense kefenle(ye)miyorum heceleri!
Recmettiğin seslerinin,
Ardı sıra sus-a-mıyorum!
Ağız dolusu çığlık biriktiriyorum!...
Her satır başı hüzünlerdesin,
Silkelesemde dökülmüyorsun, satırlarımdan!
Düşlerimi giyotine kurban ettiğinden beri,
Iraksak bir vuslatın provasındayım hala!
Gökyüzünün kirpiklerimden kaydığını hissediyorum..
Ve üstüne düştüğümü devrik bir hayatın..
Yitik ömrümün ücra köşelerinde,
Adım başı hep sen varsın!
Acıya bulanmıs hüznümüzü
Hep senle yuğuyorum yâr!
Düş/tü, kırıldı zaman ellerimizde!
Dağıldı, toplayamıyorum!
Çıkmış rayından ömrümün sevinci,
Neresinden çekersem çekeyim,
Bu acıya bir sevinç yamayamıyorum!
Yine bir leyl sükûtunda yâr,
Kuşan sevda sözlerini!
Ellerinde güneşlerle,
Eskisi gibi,
Karanfil rengi düşlerinle gel!
Söndür elemin nârını!!
Ve topla cümle sözlerini,
İmlâsı bozuk düşüme,
Değdir harflerini!
Ver elini!
Kan revan olsun gidişler!.
Ver elini!
...............................
Tut artık düşlerimin ellerinden!
Ya da azat et!!
Azat et beni kendinden!!......
elem nar
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Artık ne sesin yankılıyor sokaklarımda, ne de varlığın geziniyor damarlarımda.. Yokluğun kanar dudaklarımda, sonra suskunluğun ölüm yazar yüreğime..Satır satır usumdan akıyor kahkahalarına sarılmış intiharlarım...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ruhum susamış suya...
Kalbim özler seni
Gözlerimi senin sevdiğin şeylere çevirdim,
Kulaklarımı seni çağıranın ülkesine bıraktım.
Ve susan bir toprak gibi bitkin kaldım.
Biliyorum, çünkü senin sevgin yasamdan iyidir,
Senin isimlerin lezzetidir dilimin,
Kalbimi senin yoluna koydum.
Ve ellerimi senin dergahına açtım.
Bundan sonra da sana gelecek, senden bekleyeceğim.
Böylece ruhum doyacak, kalbim vuslatını bulacak.
Çünkü elimde, dilimde ve kalbimde senin övgün olacak.
Seni zikrettiğim zaman, evrenin de zikrini duyuyorum.
Görüyorum ki yalan değilim.
Seni bizimle birlikte söyler alem, hem her anında.
Senin meleklerindir dualarımıza amin katan.
Ne güzel bir arzuyla ve rahmetin kokusuyla yağar yağmurlar,
Sanki senin adini çağlar.
Güneş ve ay, senin nurundan almış nasibini.
Güneş senin sevginden böyle ateş, ay böylesine mahzun.
Yıldızlardır seni müjdelerken göz kırpan.
Irmaklar senin hasretinden böyle çağlar,
Deniz bu ayrılıktan deli, böyle dalgalı...
Ve hüzünlü hep ağlamaklı...
Kuşların ümidi sen,
Bitkilerin neşesi, çiçeklerin rengi sen...
Ve insanların hiç bitmeyen duası sen!
Müminlerin kalbi sen! Rahim sen!
Sen, sonsuz aydınlıksın.
Kalplerimizin hiç batmayan güneşisin.
tüm varlığımla senin yolundayım.
Tüm kalbimle arıyorum seni.
Ne zaman sesleneceksin bana?
Günahlarımın ve isyanlarımın karanlığından mi uzaklığın?
Ama sen, sen ey Rabbim!
Adaletinle değil, merhametinle gel bana.
Tüm güzel sözlerimizi ve söyleşilerimizi katına kabul et.
Dostluğunu verdiğin insanlar, gücümüz olsun.
Bizi onların yoluna kat.
İman, sevgi ve gözyaşının duygusunu canlandır
Ve bu birlikle yeşert kalplerimizdeki ümidi ve neşeyi
Şeytanın hilelerinden uzak eyle,
Meleklerin hafifliğine kat bedenlerimizi.
Yıpranmış hislerimizin mabedinden yalvarırız sana.
Sonsuz rahmetinle yaralarımızı kapat.
Karanlıkları indirmiş olsak da biz senin beldelerine,
Nolur yalnız bırakma bizi.
Yalvarırım bizi bir an olsun bize terk etme.
Sevgin içimizde hep uyanık kalsın!
Ve biz daima seninle yaşayalım, seninle ebedi olalım!
Sevgiden öte bu Rabbim,
Sana AŞIĞIM.
Sen beni, kendine dost seçinceye kadar yaşat.
Ve aşkınla yandığım bir anda canımı al,
Ki, ÖLÜM “AŞKIMIN ADI”olsun!
Amin..
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Elif gibi yalnızım! ne esrem var ne ötrem.
ne beni durduran bir cezmim
ne bana ben katan bir şeddem
ne elimi tutan bir harf
ne anlam katan bir harekem
kalakaldım sayfalar arasında işte böyle...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ne keyifle okuduğum şiirler ezberimde, ne de bağıra çağıra söylediğimşarkıların sözleri.
Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum.
Sonsuz bir inatla sarıldığım radyodan gelen o harika melodilerin detadı yok?
Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı kim çaldı
benden?
Bilmiyorum!
Susuyorum artık... Sustukça susuyorum. Sustukça, üzerime geleninsanlardan kurtarmak için ruhumu, suskunluğuma
sarılıyorum.
Ama yine de
saplanıyor yüreğime bazı kelimeler. Bazıları da acıtıyor üstelik?
Sessiz geceler benim için sığınılan bir liman sanki.
Kendimi bulupbulup kaybettiğim karanlıkta, şöyle bir uğradığım kelime hazinem de bir anlam ifade etmiyor.
Düşünüyorum da bu güne kadar hep; gibi yazmışım, gibi
okumuşum, gibi söylemişim ve en önemlisi; gibi sevmişim...
Elbette hiçbir şey, ben ol deyince olmaz. Bunu biliyorum ama zaman dageçiyor hızla.
Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor ve ben de yavaş yavaş tükeniyorum...
Onca yıldan sonra; hayata dair ne kaldı ki elimde?
Kocaman bir hiç! Öyleyse neden bunca çaba, neye bunca isyan?
Öyle anlamsızki yaşadığım hayat. Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibiduruyor, elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor.
Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler ve ben kendime uyan bir kıyamet beğenmiyorum?
Kalbime bir kurşun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum ya da yüreğime suserpecek elin sahibini...
Toprağa ateşi düşürecek, denizi yakamozlarla
süsleyecek sesin sahibini?
Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan...
Örneğin, kimselerin bilmediği sırlarım olmalı ölürken... Kimseleringitmediği sokaklarım olmalı...
İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp, sonra daSesSizce gitmeliyim bu dünyadan.
İşte yine SuSuyorum; siyah bir geceye dönüyor her anım ve okuduğum herşiir kanatıyor yaralarımı. İçimdeki çocuk ölüyor...
Yalancı gülüm
Seyişlerle beni ciddiyete çağıran insanları da önemSemiyorum.
Elimden kayıpgidenlerden korkmadığımı bilmiyor ki hiç biri?...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı